29 Eylül 2009 Salı

Servetiniz yalnızca" iki bardak sudur "

"Zamanın birinde bir hükümdar varmış, zenginliği tüm dünyaca bilinirmiş. Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir bölümünü götürür ve bunları sergilemekten büyük onur duyarmış.

Hükümdarın hayatında en çok güvendiği, tek akıl hocası bir bilge kişiymiş. Günlerden bir gün bu bilge kişiyle otururken hükümdar şöyle bir soru sormuş:

- 'Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın. İnsanlar, ister hükümdar denli güçlü, ister savaşçılar denli onurlu olsun ayağına kapanır ağzından çıkacak bir sözü beklerler. Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?'

Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerine bakarak şu sözleri söylemiş:

- 'Diyelim ki hükümdarım, kızgın ve uçsuz bir çöldesiniz. Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz?'

- 'Verirdim tabii.'

- 'Zaman geçti diyelim susuzluğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz?'

Hükümdar biraz düşünür ve ardından 'Ölmemek için evet' der. Bunun üzerine bilge kişi gülerek şu sözleri söylemiş:

- 'Madem öyle, o zaman övünmeyin fazlaca. Çünkü haşmetlim sizin servetiniz yalnızca iki bardak sudur.'"

Mollacami.Net

30 Temmuz 2009 Perşembe

Namaz Kılış Şekli (Resimli Anlatım)

Namaz Kılış Şekli (Resimli Anlatım): "Namaz kılacak kimse, önce üzerinde ve namaz kılacağı yerde, namazın sahih olmasına engel olacak pislik cinsinden bir şeyin bulunmamasına dikkat eder. Abdest alır, Kıbleye döner. Kendini dünya düşüncelerinden mümkün mertebe çeker. Allâh'ın mânevî huzurunda olduğunu hatırından çıkarmaz. Kılacağı namaza kalbi ile niyet eder.

Meselâ kılacağı sabah namazının sünneti ise: 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya' diye kalben niyet eder. Şâyet farzını kılacaksa: 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bu günün sabah namazının farzını kılmaya' diye kalben niyet eder. Eğer nâfile namaz kılacaksa, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için namaz kılmaya' diye kalben niyet eder. Sonra iki elinin parmaklarını açık tutarak ve kıble tarafına döndürerek baş parmaklarını kulaklarının yumuşağına değecek kadar kaldırıp iftitah tekbirini alır. Yâni 'Allâhü ekber' der. (bknz. Erkekler için Resim 1). Kadınlar ise, ellerinin parmak uçları omuzları hizasına gelecek şekilde kaldırırlar (bknz. Bayanlar İçin resim 1)

Sonra erkekler sağ elinin içi sol elinin üzerine, (serçe parmak ile baş parmak sol elin bileğinde halka yapacak şekilde) koyarak ellerini göbek altına bağlar (bknz. Erkekler için Resim 2). Kadınlarsa, sağ el sol elin şeküzerinde göğüslerinin üzerine koyarlar. Gözler secde yerine bakar (bknz. Bayanlar için resim 2).

Eller bağlandıktan sonra 'Sübhâneke' okunur. Sonra Eûzü ve Besmele çekilir ve Fâtiha-i Şerîfe okunur. Sonunda 'Âmin' denir. Sonra bir sûre veya kısa bir sûre uzunluğunda en az bir âyet okunur. Eller yanlara salınıp 'Allâhü Ekber' diyerek rükû'a gidilir.

Rükû'da erkekler parmakları açık olarak elleri ile dizlerini kavrar, baş ve arkayı aynı hizada tutarlar. (bknz. Erkekler için Resim 3). Kadınlar erkekler kadar eğilmezler (bknz. Bayanlar için resim 3). rükû'da en az üç defa 'Sübhane rabbiye'l-azıym' denir. rükû'da ayak parmaklarına bakılır. Fakat baş eğilmez, düz tutulur. Rükûdan sonra 'Semiallâhü limen hamideh' ve 'Rabbenâ lekel hamd' diyerek doğrulunur. Tam doğrulduktan sonra 'Allâhü Ekber' diyerek secdeye gidilir. Secdeye inerken evvelâ dizler, sonra eller, daha sonra baş yere konulur. (Secdede alın ve burnun yerin sertliğini hissetmesi şarttır.) El ve ayak parmakları kıbleye doğru çevrilir.

Secdede erkekler dirseklerini yanlara açıp karınlarını oyluklarından uzaklaştırırlar veayak parmaklarının uçları kıbleye doğru olur (bknz. Erkekler için Resim 4). Kadınlar ise bunun aksine dirseklerini yanlarına, karınlarını da uylukları üzerine getirirler ve ayak parmaklarını erkekler gibi kıbleye getirmezler. Ayaklarını yatırarak (resimde görüldüğü gibi) üstünü yere getirirler (bknz. Bayanlar için resim 4). Secdede üç defa 'Sübhâne rabbiye'l-âlâ' denilir. Sonra 'Allâhü Ekber' diyerek secdeden kalkılır, dizler üzerinde oturuş vaziyetine gelinir. Bir kere 'Sübhânellâh' diyecek kadar bekledikten sonra 'Allâhü Ekber' deyip ikinci secdeye varılır. Bu secdede yine üç kere 'Sübhâne rabbiye'l-alâ' denilir. 'Allâhü Ekber' deyip ikinci rek'ata kalkılır. Eller evvelki gibi bağlanır. Yalnız Besmele-i Şerîfe ile Fâtiha-i Şerîfe ve bir sûre veya bir uzun âyet okunur. Sonra aynen birinci rek'atte yapıldığı gibi rükû' ve secde yapılır. İkinci rek'atin ikinci secdesinden sonra sol ayağı yere döşeyip sağ ayağı dikerek ve parmakları kıbleye getirmek sûretiyle oturulur (bknz. Erkekler için Resim 5 ). Kadınlar iki ayağını sağ taraftan çıkartarak uylukları üzerine otururlar (bknz. Bayanlar için resim 5). 'Ettehıyyâtü, Allâhümme salli ve Allâhümme bârik...' okunur. Sonra 'Rabbenâ âtinâ' gibi dualar okunur.

Yüz sağ omuz tarafına döndürülerek 'Es-selâmü aleyküm ve rahmetüllâh' denir (bknz. Erkekler için resim 6 ,bknz. Bayanlar için resim 6). Bundan sonra da yüz sol tarafa döndürülerek yine 'Es-selâmü aleyküm ve rahmetüllâh' denilir. Böylece namazdan çıkılmış olur. (bknz. Erkekler için resim 7 , bknz. Bayanlar için resim 7).

Sabah namazının farzı da aynen (sünneti gibi) böyle kılınır. Erkekler farzdan önce kaamet okurlar.

Kılınan herhangi bir namazdan, selâm verip çıktıktan sonra 'Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm. Tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm' denilip arkasından şu tesbih okunur:


سُبْحَانَ ٱللهِ وَٱلْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَٱللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِٱللهِ ٱلْعَلِىِّ ٱلْعَظِيمِ
'Sübhaanellâhi ve'l hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-alliyyi'l-azıym.'

Mânâsı:

'Allâh'ı tesbih ve tenzih ederim. Hamd ona mahsustur. Allâh'tan başka ilah (Hak ma'bud) yoktur. (İsyandan) dönmek ve (itâate yönelmekde) güçlü bulunmak ancak pek yüce ve büyük (olan) Allâh'ın yardımıyla olur.'

Bundan sonra 1 Âyetü'l-Kürsî (Allâhü lâilâhe illâ hü...) okunarak 33 kere 'Sübhânallâh', 33 kere 'Elhamdülillâh', 33 kere de 'Allâhü Ekber' denilir. Arkasından şu tekbir, tehlil ve tahmid okunur:


ٱَللهُ اَكْبَرُ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ ٱلْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ


'Allâhü Ekber. Lâ ilâhe İllallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül mülkü velehül hamdü yuhyî ve yümît. Vehüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayrü ve hüve âlâ külli şey'in kadîr.'

Mânâsı:

'Hz. Allâh her şeyden büyük ve ondan başka ilâh (Hak ma'bûd) yoktur, o birdir. Onun ortağı yoktur, Mülk onundur, hamd ona mahsusdur. Diriltir ve öldürür, O diridir, ölmez. Hayır onun elindedir. Ve o her şeye kaadirdir.'

Bu tekbir, tehlil ve tahmidden sonra eller kaldırılır ve duâ edilir.

Bütün namazların kılınış şekli böyledir. Ancak, 3 ve 4 rek'atli farzlar ile 4 rek'atli sünnet-i müekkedelerin ve vitir namazının birinci oturuşunda sadece 'Ettehıyyâtü' okunur. 'Allâhümme salli ve Allâhümme bârik' okunmaz. Fakat İkindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk dört rek'at sünneti gibi, sünnet-i gayri müekkedelerin birinci oturuşlarında 'Ettehıyyâtü' den sonra, 'Allâhümme salli' ve 'Allâhümme bârik' de okunur. Üçüncü rek'atin başında diğer dört rek'atli namazların aksine 'Sübhâneke' okunur. Sonra 'Euzü ve Besmele' çekilerek 'Fâtiha'ya başlanır.

Öğle namazının sünnetinde, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü öğle namazının sünnetine' diye kalben niyet edilir. Farzında ise, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü öğle namazının farzına' diye kalben niyet edilir. Son sünnetine, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü öğle namazının son sünnetine' diye kalben niyet edilir.

İkindi namazının sünnetinde: 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü İkindi namazının sünnetine' farzında, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü İkindi namazının farzına' diye kalben niyet edilir.

Akşam namazının farzında: 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü akşam namazının farzına', sünnetinde de, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü akşam namazının sünnetine' diye kalben niyet edilir.

Yatsı namazının ilk sünnetinde, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü yatsı namazının ilk sünnetine', farzında da, 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü yatsı namazının farzına', diye kalben niyet edilir. Son Sünnetinde 'Niyet ettim Allâh rızâsı için bugünkü yatsı namazının son sünnetine' diye kalben niyet edilir. Daha sonra kılınan üç rek'at vitir namazında ise: 'Niyet ettim Allâh rızâsı için vitir namazını kılmaya' diye kalben niyet edilir.



Muhtasar ılmıhal /Hasan Arıkan

>>Abdest Nasıl Alınır?<<
>>Daha detaylı bilgi için tıklayınız!<<





Bayanlar İçin.. Resim 1

Tekbir.
Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs hizasında, parmak uçları omuz hizasını geçmiyor.,




Kıyam. Resim 2 Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs üstünde ve sağ el sol elin üzerinde.







Rükü.Resim 3
Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile sırt aynı hizada olmayıp, baş daha yukarda. Parmaklar, araları kapalı olarak hafiften dizkapakları üzerinde.







Secde.Resim 4
Alın ve burun yere değiyor. Baş iki el arasında, parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değiyor ve vücuda yapışık,' oyluklar da karna bitişik vaziyette. Ayakların üstü yere gelmiş şekilde ve her iki ayak sağa yatık.







Ka'de.Resim 5
Gözler oyluklara bakıyor Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde Her iki ayak sağa çıkarılmış, sol ayak üzerine değil, yere oturulmuş vaziyette






Sağa Selam. Resim 6
Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde.' Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.






Sola Selam. Resim 7
Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.







Erkekler İçin;
Tekbir. Resim 1
Gözler secde yerine bakıyor. Ellerin içi kıbleye dönük, başparmak kulak yumuşağına değiyor. İki ayak birbirine paralel, ayaklar arasında 4 parmak sığacak kadar mesafe var.






Kıyam. Resim 2
Gözler secde yerine bakıyor. Eller göbek altında bağlanmış vaziyette. Sağ elin küçük parmağıyla başparmak, sol elin bileğini halka gibi kavramış şekilde. İki ayak arası 4 parmak kadar açık ve birbirine paralel.





Rükü. Resim 3
Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile arka aynı hizada, sırt düz vaziyette ve yere paralel durumda. Bacak ve kollar gergin. Parmaklar açık, sıkıca dizkapaklarını kavramış vaziyette






Secde. Resim 4
Baş iki el arasında. Alın ve burun yere değiyor. Parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değmiyor ve vücuda yapışık değil. Karın, oyluklardan ayrı. Ayak parmakları kıbleye dönük, topuklar






Ka'de. Resim 5
Gözler oyluklara bakıyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sol ayak yatık ve üzerinde oturulmuş. Sağ ayak dik ve başparmağı kıbleye dönük.





Sağa Selam. Resim 6
Eller oyluklar üzennde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor







Sola Selam. Resim 7
Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.





Muhtasar İlmihal"

09 Temmuz 2009 Perşembe

Pes Etme Sabret Gönül

En Masumane Tavırlarına Gaddarca Yaklaşanlar Olacak Belki.
İçindeki Çocuk Hafife Alınacak...

Anlatmak İstediklerin Değil Anlaşılmamış Yanların Konuşulacak.
"Olsun" Diyeceksin,Yüzündeki Gülümsemeyi Kaybetmeden.
Yine de Hüsnü Zan Edeceksin.

Allah İçin Söylediğini Yine Allah İçin Olduğu Yerde Bırakacaksın.
Yaradanı Alıp Yüreğine,Sırtını Dayayıp Tevhidin Çınarına Akibeti Ukbada Düşüneceksin.

Ve Kalbin Şöyle Bir Hafifleyecek,Damarlarına Giden İyimserlik Yolunu Tıkamadığından...

Üzülüp Acı Çektiğinde Çileni Hafife Alanlar Olacak Belki...

Öyle Bir Yanacak Ki İçin Kimseye Anlatamayacaksın.

Günlerce Ağlayacaksın...

Sonra En Yakınındaki , En Yüreğindeki Vuracak Hislerini....

Canım Dediğin Dönecek Sırtını.

Bir "Ah!" Çekeceksin Ve Arkanı Döndüğünde Kimse Kalmamış Olacak.

"Sabır" Diyeceksin Yine Sabır.

Eyüplerin Torunluğuna Yakışır Sabır...

"Bugün Allah İçin Ne Yaptın" Sorusu Geldiği An Kulağına ,
Vereceği Cevabı Bulamayanların Tedirginliği Değil En Zor İmtihanını Başarıyla Vermiş Öğrencilerin Rahatlığı Olacak Ruhunda.

Başını Yastığa Koymadan "Elhamdülillah" Diyecek ,Rüyanda Cennetten Kesitler Göreceksin Belki....

Ve Sabaha Erdiğinde ,Avucunda Tuttuğun Tesbih Tanesi Yine "Ya Sabır" La Başlayacak...

Uzat Ellerini Ve Bekle.
Sabırla Bekle Gönül...

En Geç Surun Sesi Duyulduğunda , Tutacak Ellerinden O gönüllere sığmayan en Sevgili.....

tutacak alemin yaratılış sebebi Allahın Resulü...Pes Etme Sabret Gönül...

Asıl Sahibini Düşün Sabret...

Başını Sonunu Kestiremediğin Olaylarda Bile Sabret...

Pes Etme Sabret Gönül...

26 Haziran 2009 Cuma

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM

Savaşın en kanlı günlerinden biriydi Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü
İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutmayacak ateş yağmuru altındaydılar
Tam cepheden dışarı doğru bir hamle yaptığı sırada başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, Delirdin mi?
Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş Büyük olasılıkla ölmüştür bile Artık onun için yapacak hiçbir şey yok Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini cepheden dışarı attı İnanılması güç bir mucize gerçekleşti
Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü Birlikte siperin içine yuvarlandılar Fakat cesur asker, yaralı arkadaşını kurtaramamıştı siperde kalan arkadaşı dedi ki:
Sana değmez demiştim Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın
Değdi, dedi, gözleri dolarak asker,Değdi
Nasıl değdi? Bu adam ölmüş, görmüyor musun?
Yinede değdi Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için
Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
Geleceğini biliyordum Geleceğini biliyordum

25 Haziran 2009 Perşembe

Receb-i Şerif ve Regaib Kandili (hutbe)

"Ey şeref-i İman ile müşerref olan ehl-i İman,
Hutbemiz, Receb-i Şerif ve Regaib Kandili hakkındadır.
Yüce Mevlamız indinde bütün zamanlar müsâvidir. Fakat bazı zamanlar, içinde cereyan eden bir takım hadiseler, vuku’ bulan tecelliyat-ı ilahi sebebiyle diğer vakitlerden efdaliyyet kazanır.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde:
Ayların sayısı Allah indinde on ikidir, gökleri, yerleri halkettiği günkü Allah yazısında. Bunlardan dördü haram olanlardır buyurmuştur.
Önümüzdeki günlerde gelecek olan günler de Receb-i Şerif, bu haram aylardan birisidir. Bu dört aya “haram” denmesinin sebebi, bu aylarda yapılan masiyetin günahı, ibadetin sevabı, daha şiddetli ve daha kıymetli olmak hasebiyle, diğer aylardan daha fazla tazim ve ihtiram edilmesi lazım gelen aylar olduğu içindir.
Recep ayının bildiğimiz bir takım isimleri vardır. Bu aya, bol bol rahmeti ilahi yağdığı için ziyade yağdıran manasına “Esab”; şeytanlar taşlandığı için “Recm”; ta’zîme layık olduğu için “Receb” ismi verilmiştir.

Peygamber Efendimizin
bu aya verdiği diğer bir isim ise, sağır manasına gelen “Esam”dır. Allah-ü Teala, Receb-i şerifi huzuruna çağırır ve kullarının amellerinden sorar. Receb-i Şerif ayı ise her defasında cevap vermeyerek, susar. Sonunda: “Ey Rabbım! Muhammed Mustafa (SAV) beni Esam diye isimlendirdi. Ben onların sadece ibadetlerini işittim. Günahlarını duymadım, Ya Rab.”, der.
Muhterem Mü’minler!
Bu ayda iki kandil vardır.
1.si ilk Cuma gecesi Reğaib Kandili; 2. si Yirmi yedinci gecesi Mirac Kandilidir.
Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
Recep ayının ilk Cuma gecesinden gafil olmayın. Muhakkak o öyle bir gecedir ki; melekler onu reğaib gecesi diye isimlendirirler. Gecenin üçte biri geçtikten sonra arz ve semavatta bulunan bütün melekler Ka’be-i Muazzama ve çevresinde toplanırlar. Cenab-ı Hak buna muttaliğ olur da Ey meleklerim! Dileyim benden, ne dilerseniz, yerine getireceğim, buyurur. Bütün melekler Ya Rab! Senden Recep ayında çok oruç tutanları affetmeni istiyoruz., diye niyaz ederler. Cenab-ı Hak isteğinizi kabul ettim. Onları affettim buyurur.

Regâib gecesi, ulviyetini Peygamber Efendimizden almıştır. Bu gece, Hz. Amine validemizin Peygamber Efendimize hamile olduğunu anladığı gecedir. Şu bir hakikattir ki Cenab-ı Hakk’ın mahlukatına gönderdiği en büyük hediye ve ihsan-ı ilahi Peygamber Efendimiz (SAV)’dir. Çünkü o bütün mahlukatın yaratılma sebebidir. Onun vücud-u şerifi ve unsur-u latifi, bütün mahlukattan efdaldir. Onun temiz ruhu, bütün kudsî ruhlardan; onun kabilesi, bütün kabilelerden; onun lisanı, bütün lisanlardan; onun kitabı, bütün ilahî kitaplardan daha üstündür. Onun parmaklarından çıkan su, bütün sulardan; onun âl ve eshabı, bütün insanlardan; onun doğduğu gece bütün gecelerden daha hayırlıdır.
İmam-ı Rabbani hz.leri Mektûbat-ı Şerifesinde;
Kendisine peygamber gönderilmeyen ve tebliğ ulaşmayan insanların, mahşer meydanında hesapları görüldükten sonra hayvanlar gibi yok olacağından bahseder. Demek ki insana, insanlık şerefini kazandıran Peygamberlerdir.
Yine İmam-ı Rabbânî Hazretleri:
Hangi lisan ile Rasüllerin gönderilmesi nimeti eda edilebilir... Eğer o büyüklerin varlıkları olmasaydı, bu sapıklıkta kalanlar, küfür zulmetiyle kirlenmiş olan kısır ve kör akıllarıyla Cenab-ı Hakkın zatını ve sıfatlarını bilme devletine nasıl erebilirlerdi., buyururlar.
Muhterem Mü’minler!
Receb ayı içersinde Regaib gecesinde yapılması ehemmiyetle tavsiye olunan birtakım ibadetler mevcuttur. Bu ay Cenab-ı Hakk ‘a mahsus bir ay olduğu için, yalnız zat-ı ilahiyi bildiren ihlas suresini çokca okumak lazımdır.
Nitekim Silsile-i Sadat'tan Ebu'l Faruk Hazretleri,
tutulacak oruçlara, kılınacak namazlara dikkat ederek, bu aylarda Ramazan-ı Şerife hazırlık yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki Receb-i Şerif ve Şaban-ı Şerifte kalp makinelerini çalıştıramayan, Ramazan-ı Şeriften hakkıyla istifade edemez.
Bu ayın birinci günü oruç tutanlara 3 senelik, ikinci günü oruç tutanlara 2 senelik, üçüncü günü oruç tutanlara 1 senelik nafile oruç sevabı verilir.Yine bu ayın 1’i ile 10’u, 11’i ile 20’si, 21’i ile 30’u arasında sadece birer defa olmak üzere kılınacak 10’ar rekat hacet namazı vardır. Bu namaz Peygamber (sav) Efendimizin berberi Selman-ı Pak (ra) Hz. Tarafından rivayet edilmiştir. Bu namazın kılınış şekli ve regaib gecesinde yapılacak ibadetlerin keyfiyyeti dua kitaplarında ve takvim yapraklarında mevcuttur. Ve zamanla Molla takvim bölümüzde de gelecektir Ayrıca Receb ve Şaban ayları içerisinde Peygamber Efendimizin çokca okuduğu Ey Allahım! Bizler hakkında receb ve şaban aylarını mübarek kıl ve bizleri ramazana kavuştur” duası çokca okunmalıdır."

Receb-i Şerîf

"Receb-i Şerîf

Receb ayı „Eşhur-u hurum“dan olup ŞEHRULLAH yâni Allah'ın ayıdır. Bu aya oruçlu olarak girilmeli ve bu ayda Allah'a çok ilticâ etmelidir.


Recebin 1'inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2'nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3'üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir.

Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.

Receb-i şerîf Cenâb-ı Hakk'a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî'yi bildiren İhlâs-ı şerîf sûresini çok okumalı; tevhîd, istiğfar ve salevât-ı şerîfeleri ihmal etmemelidir.

Bu ayda 2 kandil vardır:

İlk Cuma gecesi Regaib Kandili,
27'nci gecesi Mi'rac Kandili.
1'inci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i şerîfin ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rek'at namaz kılınabilir. Bu namazda, her rek'atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn...“, 3 İhlâs-ı şerîf okunur. Nitekim ileride kılınış şekli anlatılacaktır.


Receb ayında her gün başında ve sonunda 7'şer Fâtiha-i şerîfe okumak sûretiyle 100 İhlâs-ı şerîf okumak da çok sevaptır.

Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapmalı ve oruç tutmalıdır. 13, 14 ve 15'inci günlerinde oruç tutanlar, bu sünnet-i şerîfeyi yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulur.


Receb Ayında Kılınacak Namaz

Receb'in 1'i ile 10'u arasında, 11'i ile 20'si arasında ve 21'i ile 30'u arasında sadece birer defa olmak üzere kılınacak 10'ar rek'at Hacet namazı vardır. Hepsinin de kılınış şekli aynıdır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat Cuma ve Pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdâldir.

Bu namaz, mü'min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek'at namazı kılanlar hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez.

Bu 30 rek'at namaz, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz'in berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.


Kılınış şekli - Hacet namazına şu niyetle başlanır:

„Yâ Rabbî, beni dünyayi teşrifleri ile nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, feyz-i ilâhîne, rızâ-i ilâhîne nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-i şerîfin için Allâhü Ekber.“ [1]

Her rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn...“, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek'atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek'at tamamlanır.

Namazdan sonra 11 defa:

لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

„Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey'in kadîr“

Receb'in 11'i ile 20'si arasında kılınan 10 rek'attan sonra 11 defa şu duâ edilir:

اِلهًا وَاحِدًا اَحَدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيًّا قَيُّومًا دَائِمًا اَبَدًا

„İlâhen vâhiden ehaden sameden ferden vitran hayyen kayyûmen dâimen ebedâ“

Receb'in 21'i ile 30'u arasında kılınan 10 rek'atten sonra da, şu duâ 11 kere okunur:

اَللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا اَعْطَيْتَ وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلاَ رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلاَ مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الْكَرِيمِ الوَهَّابِ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ

„Allâhümme lâ mânia limâ a'tayte ve lâ mu'tıye limâ mena'te ve lâ râdde limâ kazayte ve lâ mübeddile limâ hakemte ve lâ yenfeu zel-ceddi minkel-ceddü. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a'lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a'lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a'lel-kerîmil-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü ya vehhâb“"

Regâib Kandilinde Yapılacak İbadetler

"Recebi şerifin ilk cuma gecesi “ Regâib gecesi”dir. Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır. Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında 12 rek’at “hacet namazı” kılınır. 2 rek’atte bir selam verilerek kılınan bu namazda, Fatiha’dan sonra her rek’atte 3 innâ enzelnâhü, 12 İhlası şerif okunur.

Namazdan sonra, 7 Salâtı Ümmiye okunup secdeye varılır.

Salatı Ümmiyye:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ ا لنَّبِىِّ اْلاُ مِىِّ وَ عَلَى اَلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyil-ümmiyyi ve alâ elihi ve sahbihi ve sellim.


Secdede 70 defa:
سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَ رَبُّ الْمَلاَءِكَت وَالرُّوحِ
Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü’l-melâiketi ver-rûh
Okunur.


Secdeden kalkıp 1 defa:

رَبِّ اغْفِرْ وَ ارْحَمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّا تَعْلَمْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَ عَزُّ الْاَ كْرَمْRabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta’lem inneke ente’l-eazzü’l-ekrem
Denilir.


Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa:

سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَ رَبُّ الْمَلاَءِكَت وَالرُّوحِ
Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü’l-melâiketi ver-rûh
Okunur.


Secdeden baş kaldırılıp duâ yapılır.
Duâ anında Allaha şu şekilde iltica etmelidir:

اَلَّلهُمَّ بَارِكْ لَنَا رَجَبَ وَ شَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَAllâhümme bârik lenâ recebe ve şa’ban ve bellığnâ ramazân





Regaib gecesinden sonra ki gündüzde (yani cuma günü) öğle ile ikindi arasında, 2 rak’atte bir selam verilerek 4 rek’at bir teşekkür namazı kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha, 7 Âyetül kürsî, 5 ihlası şerif, 5 felak, 5 nâs sureleri okunur.

Namazdan sonra 25 defa:
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّتَ اِلاَّ بِاللهِ اْلعَلِىِّ الْعَظِيمِ اْلكَبِيرِ الْمُتَعَالِLâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîmi’l-kebiri’l-müteâl



25 defa:
اَسْتَغْفِرُاللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَEstağfirullâhe’l-azıym ve etûbü ileyk
Denilip, duâ yapılır."